“Osmanlı Toplumunda Hikâye Anlatıcıları Çalıştayı” Gerçekleştirildi

Haberler - 08 Aralık 2025 Pts

Samsun Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından düzenlenen “Osmanlı Toplumunda Hikâye Anlatıcıları” çalıştayı, 6 Aralık 2025 tarihinde çevrimiçi olarak gerçekleştirildi. Osmanlı kültüründe sözlü ve yazılı anlatı geleneklerinin farklı yüzlerine odaklanan çalıştay, gün boyunca dört oturumda çok sayıda araştırmacıyı bir araya getirdi. Açış konuşmasını yapan Tülün Değirmenci Tural, Osmanlı görsel kültüründe meddahlık ve meddah kitaplarının taşıdığı temsil gücünü ele alarak, hikâye anlatımının yalnızca sözlü performansla sınırlı olmayan geniş bir kültürel altyapı yarattığını vurguladı.

Günün ilk oturumu Serpil Ayhan Karaaslan, Betül Sürücü ve Mustafa Altuğ Yayla’nın sunumlarıyla başladı. Ayhan-Karaaslan, 16. yüzyıl sonu Osmanlı sanat ortamında resimli hikâyelerin nasıl bir temsil dili kurduğunu, minyatürlerdeki sahneleme mantığının anlatıyı dönüştüren bir estetik pratik oluşturduğunu gösterdi. Sürücü ise tezkirelerde kıssahânların görünürlüğünü ve bu figürlerin edebî otoriteyle kurduğu karmaşık ilişkiyi tartışarak, kıssahânın edebî kanon açısından nasıl konumlandığını irdeledi. Yayla’nın sunumu ise kuramsal bir çerçeveye dayanarak; Habnâme’de anlatıcı konumunun nasıl bir “rüya-dünya ilişkisi” üzerinden kurulduğunu, anlatı evreninin ontolojisini belirleyen stratejilerle birlikte ele aldı. Oturum, Osmanlı’da görsel anlatı, yazılı biyografi geleneği ve kurmaca anlatımın kesişimlerine dair zengin bir tartışma zemini oluşturdu.

İkinci oturumda Erkan Hirik, Sibel Kocaer ve Peyami Safa Gülay söz aldı. Hirik, Evliyâ Çelebi’nin metinlerinde açık ve örtük anlatım stratejilerini, özellikle sansür ve öz-düzenleme biçimlerinin nasıl bir taktiksel anlatı yarattığını örneklerle açıkladı. Kocaer, Süleymannâme ile İskendernâme arasında dolaşan bir hikâyenin farklı metinlerdeki görünümünü inceleyerek anlatının kılık değiştiren yapısını, metinlerarası hareket hâlinde nasıl dönüştüğünü gösterdi. Gülay ise Osmanlı toplumunda yaygın okuma pratiklerine konu olan dinî-halk anlatılarını teorik bir zeminde ele alarak, “okurken yazmak” fikrinin sözlü ve yazılı kültür arasındaki geçirgenliği nasıl görünür kıldığını tartıştı. Bu oturumda sansür, dolaşım ve metinlerarası dönüşüm kavramları etrafında yoğun bir soru-cevap bölümü gerçekleşti.

Öğleden sonra başlayan üçüncü oturumda Aslı Büyükkaradoğan, Dilara Can, Akarsu Melike Demirkol ve Beyza Kaya sunum yaptı. Büyükkaradoğan, 16. yüzyıl şairlerinden Mîrzâ’nın mesnevisinin nasıl araçsallaştırıldığını, edebî bir tür olarak mesnevinin toplumsal ve didaktik amaçlara hizmet eden yönlerini ortaya koydu. Can, bir mev‘ize eserinde vaizin hikâye anlatıcısı rolünü çözümleyerek vaaz geleneğinin anlatısal tekniklerini ve dinleyiciyle kurduğu ilişkileri ele aldı. Demirkol, Hüsâm-ı Sahrâvî’nin “eşek” figürü etrafında kurduğu benzetme ve gerçeklik ilişkisini tartışarak, harname geleneğinin farklı bir metinsel örneğini değerlendirdi. Kaya ise 19. yüzyıl anlatı ortamında Viçen Tilkiyan’ın melez anlatıcı konumunu inceleyerek çokdilli ve çokkültürlü Osmanlı edebiyat sahasının dinamik bir örneğini sundu.

Günün son oturumunda Günil Özlem Ayaydın Cebe, Elif Sezer Aydınlı, Mertkan Karaca ve Ömer Rafi Çiçek sunumlarını gerçekleştirdi. Ayaydın-Cebe, “Amerika Feyezanı” örneği üzerinden enformasyon aktarımının hikâyeleştirilme biçimlerini, söylem katmanlarını ve metnin yeniden inşa süreçlerini analiz etti. Sezer-Aydınlı, son dönem Osmanlı hikâyeciliğinde kitapların bir tür “meclis”e dönüştüğünü, yazma ve basma nüshalardaki okur notlarının sosyal bir etkileşim alanı oluşturduğunu gösteren kültürel bir değerlendirme sundu. Karaca, 19. yüzyıl konak meclislerinde ortaya çıkan okuma pratiklerini entelektüel bir arka planla ilişkilendirerek mekânın anlatıcılık kültüründeki rolünü ortaya koydu. Çiçek ise Ebû Müslim hikâyelerinin 19. yüzyıl İstanbul’unda nasıl bir kıraat kültürü ürettiğini, tarih ile kurgu arasındaki geçirgenliğin bu anlatılarda nasıl işlediğini detaylandırdı.

Çalıştayın tüm oturumlarında soru-cevap bölümleri güçlü bir akademik etkileşim üretti; meddahlıktan kıssahanlığa, rüya anlatılarından meclis kültürüne, tezkire geleneğinden resimli hikâye estetiğine uzanan geniş temalar verimli bir tartışma ortamı oluşturdu.

 Ekran görüntüsü 2025-12-06 171925 WhatsApp Image 2025-12-10 at 15.14.04

Canlı Destek